Myanmar'da
insan hakları
ihlalleri
artıyor.
Human rights violations are increasing in Myanmar.
insan=humanhakları=rightsihlalleri=violationsartıyor=increasing
Yeni bir rapor yayınlandı.
A new report has been released.
Yeni=Newrapor=reportyayınlandı=has been released
Bu rapor, etnik azınlık gruplarını etkiliyor.
This report affects ethnic minority groups.
Bu=Thisrapor=reportetnik=ethnicazınlık=minoritygruplarını=groupsetkiliyor=affects
Askeri güçler, Karen
ve Shan
nüfusuna saldırıyor
.
Military forces are attacking the Karen and Shan populations.
Askeri=Militarygüçler=forcesve=andnüfusuna=populationssaldırıyor=attacking
Birçok sivil yerinden edildi
.
Many civilians have been displaced.
Birçok=Manysivil=civiliansyerinden=displacededildi=have been
Many people were injured.
Birçok=Manyinsan=peopleyaralandı=were injured
Bir yerel NGO
temsilcisi
, 1,
500'den fazla insanın yerinden edildi
ğini bildirdi.
A local NGO representative reported that over 1,500 people were displaced.
Bir=Oneyerel=localtemsilcisi=representative500'den=over 1fazla=moreinsanın=peopleyerinden=displacededildiğini=were
Birleşmiş Milletler, bu durumu kınadı.
The United Nations condemned this situation.
Birleşmiş=UnitedMilletler=Nationsbu=thisdurumu=situationkınadı=condemned
Hemen uluslararası
müdahale
çağrısı yapıldı.
An immediate call for international intervention was made.
Hemen=Immediatelyuluslararası=internationalmüdahale=interventionçağrısı=callyapıldı=was made
Dün bir basın toplantısı yapıldı.
A press conference was held yesterday.
Dün=Yesterdaybir=Onebasın=presstoplantısı=conferenceyapıldı=was held
Bu durum, insan hakları savunucuları için önemlidir.
This situation is important for human rights advocates.
Bu=Thisdurum=situationinsan=humanhakları=rightssavunucuları=advocatesiçin=forönemlidir=is important